İslam kültüründe aktarılan bir çok rivayet; dünya hayatında çok kötü bazı insanların yaptıkları kötülüklerin cezasını görmemelerinin nedeni olarak; ALLAH’ın bu kulları sevmediği için onlara bu dünyada hiç cezalarından bir şey çektirmediği, çünkü bunun ahiretteki cezalarını hafifleteceği; bu nedenle tüm dehşetiyle bedeli orada ödemeleri için onları oraya sakladığı şeklindedir.
"Yahu, şu görünen memleket(dünya) bir manevra(eğitim ve denenme yeri) meydanıdır. Hem, sanâyi-i garîbe-i sultaniyenin(Saltanata, devlete ait antika sanatlar) meşheridir(Teşhir yeri. Gösterme yeri. Sergi.). Hem muvakkat, temelsiz misafirhâneleridir." Temelsiz kısmı ile birlikte açar mısınız?
"Temelsiz" ifadesi burada, devamı olmayan ve gelip geçicilik anlamında kullanılıyor, yoksa esası ve hakikati olmayan anlamında kullanılmıyor. Zaten cümlenin hemen başındaki muvakkat (gelip geçici) kelimesi bu anlamı pekiştirmektedir.
Ayrıca ahireti inkâr ederek sadece dünya hayatına bel bağlayanlar, temelsiz bir şeye bel bağlamış oluyorlar. Yani bu anlamda dünya hayatına bağlananlar, temeli ve esası olmayan bir şeye bağlanmış oluyorlar; sonları hüsran olmaktan başka bir şey değildir. Oysa dünya, ahiret ile anlam kazanan bir memlekettir. Dünya ile ahireti beraber mülahaza etmeyenler için, dünya esassız ve temelsizdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder