22 Temmuz 2019 Pazartesi


“ "Her parlayan şey yakıcı ateş değildir." kaidesinde olduğu gibi, her tekrar da usandırıcı değildir. Tekrarların bir kısmının usandırıcı olduğu doğrudur. Ancak bu kural bütün sözlere, bütün kitaplara genelleştirilemez. Usanç verici sayılan pek çok görünüşte tekrarlar var ki, belağatça güzel sayılıp takdir edilmektedir. İfadelerde yer alan tekrarları, yiyeceklerdeki tekrarlara benzetebiliriz. Çünkü biri maddî, diğeri manevî gıdadır. Bilindiği gibi insanların yedikleri şeyler, biri meyve diğeri ise su veya ekmek gibi gıda cinsinden iki çeşittir. Meyvelerin sık sık tekrarlanıp yenmesi insana usanç verdiği halde, gıdaların tekrarında kuvvet ve lezzet vardır. Çünkü, ihtiyaçlar tekrarlandıkça yemeklerin tekrarlanması o nisbette lezzetli olur. Bu sebepledir ki, her gün defalarca ekmek yemekten hiç usanç duymuyoruz. Halbuki, bir meyvenin bu denli tekrarı bize usanç verir.

Aynı bunun gibi kelâmlar da iki kısımdır: bir kısmı ruhlara gıda, fikirlere kuvvet veren gerçeklerden bahseder. Tekrar ettikçe güneşin ışığı gibi, ruhlara ve fikirlere hayat verir. Diğer bir kısmı ise, meyve kabilinden olup tekrarlanması fazla makbul değildir. Bu yüzdendir ki, kalplere gıda, akıllara kuvvet, ruhlara hayat olan Kur’an’ın tekrarları usanç değil, tatlı bir lezzet veriyor. Tekrar ettikçe misk gibi kokar. Aslında Kur'an'ın tekrarları gerçek anlamda tekrar bile sayılmaz. Çünkü onun her bir tekrarı, yerine göre başka hikmetlere, değişik hakikatlara dikkat çekmek içindir.3”



“Mesela Rahmân Sûreki’ndeki
فَبِاَیِّ اٰلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, RABBinizin hangi nimetini inkâr edebilirsiniz?[6] ifadesi otuz bir kez tekrar edilmiştir. Bu tekrarların her biri, Cenâb-ı HAKK’ın saymış olduğu ayrı bir nimetten sonra söylenmiş olup, bununla, insanların ve cinlerin bu nimetleri hatırlamaları, Yaratıcılarına şükretmeleri ve görevlerini unutmamaları amaçlanmıştır.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder