30 Kasım 2018 Cuma

Bu 👇🏻duaları hergün sabah akşam okuyalım inş 


Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka.
(ALLAH 'ın yaratmış olduğu bütün mahlükâtın şerrinden,onun tam kelimelerine(kitaplarına veya sıfatlarına)sığınırım.' )

Euzü bi-kelimatillahi’t-tammeti min gadabihi ve ikabihi ve şerri ıbadihi ve min hemezati’ş-şeytani ve euzü bike rabbi en yahdurun.”
Anlamı:“ALLAH’ın gazabından,ALLAH’ın cezasından,kulların şerrinden ve şeytanın çarpmasından ALLAH’ın tam olan kelimelerine sığınırım.RABBim bana gelmelerinden sana sığınırım.

Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim
Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim
Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim
(ALLAH’ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez! O, her şeyi işitir ve her şeyi bilir.)

"Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. 
Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah."


"BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM, Allahümme aminün min külli şey'in ve havfi külli şey'inminke amini mimna ehafü ve ahzeru inneke ala külli şey'in kadir. Ya settaru stürni! Ya settari stürni! bi setrikellezi seterte bihi ala zalike fela aynün terake vela yedün tesılü ileyke ve sallallahü ala seyyidina MUHAMMEDin ve alihi ve sahbihi ve selleme bi rahmetike ya ERHAMERRAHİMİN." Meali, " Ya RABBi Sen her şeyden emin ve salimsin. Her şey senden korkar. Bu yüzden beni korktuğum her şeyden “koru” ve salim eyle. Sen her şeye kadirsin. Ey SETTAR ALLAH'ım, beni setret! Zatın görünmesini engellediğin gibi beni de o engelle ört. Bundan böyle eller sana ulaşamaz, gözler seni göremez. PEYGAMBERİMiz (s.a.v.) 'in ve ashabının üstüne rahmetini yağdır. Ey rahmetlerin en merhametlisi olan ALLAH'ım!"
-dini emir değil

-yasaklanmış haram kılınmıştır
“Sahihu'l- Buhari, Kitabu'l- Eşribe, bab 15' te yer aldığına göre, bevl içmek haramdır. Ayrıca idrardan kaçınmamak, kabir azabına sebep olur. (İbni Mace, Tahare, 26; Buhari Cenaiz, 88; Müsned, V / 8”

-gülümsemesi doğru bulup tasvip etmesinden değil şaşkınlığını gülümseyerek  karşı tarafın kalbini kırmamaya özen göstermesindendir

-söyledikleri hakkında farklı değerlendirmeler tartışmalar vardır.
“Doç. Dr. Nuri Topaloğlu "Hz. Peygamber'in Zatı ve Eşyası ile Teberrük Meselesi" adlı makalesinde, olay üzerine PEYGAMBER (asm)'in azı dişleri görününceye kadar güldüğünü ve "Bundan sonra asla karın ağrısı duymayacaksın." dediğini kaynaklardan naklettikten sonra, bu tür bir sözün uydurma olduğu kanaatini ızhar eder. “

(Hadi diyelim ki uydurma değil ve “Bundan sonra asla karın ağrısı duymayacaksın."dediyse bu yalan yada olmayacak bişey değildir cehennem Onun sav herşeyine haram yaklaşamaz sözü yine doğruluğunu bildirir 

Dini emir yada Bizzat kendi emri olmadığı halde başına gelen bu hadiseyle yargılanmaz artı haram kıldığı şerif olmaz




Demek, bu hadis rivayetlerinde “Sümük” söz konusu değildir.
b) Bazı alimlerin yaptığı yoruma göre, sahabeler başka zamanlarda yapmadığı bu aşırı davranışlarıyla -Hz. peygambere hitaben: “Şimdi seninle birlikte olan bazı insanların yerine göre kaçıp seni tek başına bırakmalarından korkarım” diyen- Urve’ye Resulullah’a olan bağlılıklarını, Kureyşlilerin birbirine karşı gösterdikleri yakınlık ve yardımlaşmadan çok daha fazlasını Hz. Muhammed’e gösterdiklerini, ölümleri pahasına da olsa onun emrinden çıkmayacaklarını göstermek istemişler. (bk. İbn Hacer, 5/341)
c) Çok kuvvetli bir ihtimalle, Urve’nin kullandığı bu sözler, sahabenin Hz. Peygambere gösterdikleri tazim ve hürmetlerini anlatmaya yönelik abartılı bir ifadeden ibarettir. Yukarıda söz konusu edilen Urve’nin ifadelerini dikkatle inceleyen, bu yorumun yabana atılmayacak kadar kuvvetli olduğunu görecektir.
d) Ahmed b. Hanbel’in rivayet ettiğine göre, Sad b. Ebi Vakkas, Hz. Peygamberin şöyle dediğini bildirmiştir: “Sizden birisi mescitte (Nuhamet=balgam) tükürürse, hemen onu oradan uzaklaştırıp kaybettirsin ki, bir müminin cildine/bedenine veya elbisesine değip de ona eziyet vermesin.” (Ahmed b. Hnabel, -Müessestu’r-Risale-3/121)
- Ali b. el-Medeni, bu rivayetin sağlam olduğunu bildirmiştir. ( bk.İbn Raceb, Fethu’l-Bari, 3/313)
- İbn Hacer el-Askalani de aynı görüştedir. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-bari, 1/512 )
Bu rivayette Hz. Peygamberin balgam veya tükürüğün insanların beden veya elbisesine bulaşmamasına gösterdiği dikkat ortada iken, Hudeybiye hadisindeki durumu “abartılı” bir ifade olarak değerlendirmemek mümkün görünmemektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

17 Kasım 2018 Cumartesi

İnsan Ne’den Yaratılmıştır?

İnsan Ne'den Yaratılmıştır?İnsanın yaratılışı hakkında bir çok ayet vardır. Bu ayetlerde Allah, insanın farklı şeylerden yaratıldığını ifade etmektedir. Bazılarında insanın topraktan bazılarında kuru balçıktan bazılarında sudan bazılarında ise alaktan yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu farklı ifadelerin olması, bir çelişki gibi gösterilmeye çalışılsa da, burada bir çelişki yoktur. Bu farklı anlatımların hepsi gerçeği ifade etmektedir.
İnsanın yaratılışı farklı adımlarda ve farklı safhalar içinde olmuştur. Bu safhaların farklılığından dolayı ayetlerde bu adımlar farklı farklı ifade edilmiştir. Şimdi ayetlere teker teker bakalım: Adem’in ilk yaratılışı temel olarak topraktandır.
Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi. (3 Ali İmran Suresi, 59)
Allah Adem’i ilk başta topraktan yaratmıştır. İnsanda var olan tüm atomlar toprakta da vardır. Allah toprağı kullanırken insanı belli bir şekilde planlamış ve bir suret vermiştir. Bu safhada yine toprak kökenli olan onun su ile karışımı olan balçığı kullanmış. Temel olarak köken topraktır, bu toprak balçık halinde insan olarak biçimlendirilip kurutulmuştur. Bu diğer bir safhadır:
Hani Rabbin meleklere demişti: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.” (15 Hicr Suresi – 28)
Adem’in yaratılışının dışında genel olarak insanın ayrı yaratılışı vardır. Bu yaratılışın başlangıcı ise rahimlere dökülen menidir. Ayetlerde ifade edilen insanın bu yaratılışıdır.
Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla meniden (nutfeden). Sonra da sizi çift çift kıldı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah’a göre kolaydır. (35 Fatır Suresi – 11)
Meryem suresindeki ayette ise ortada hiç bir şey yokken insanın bu şekilde gözle görülmeyecek kadar küçük sperm ve yumurta hücrelerinden yaratmasından dolayı, “önceden hiç bir şey değilken” ifadesini kullanmaktadır:
İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu? (19 Meryem Suresi – 67)
Gerçekten ortada bir insan yokken Allah mucizevi bir plan içinde insanı yaratmıştır. Yumurtanın sperm ile birleşmesiyle anne karnında alak (cenin) oluşmaktadır. Bu da insanın yaratılışındaki diğer bir safhadır. İnsanlar bu safhadan geçerek yaratılırlar.
Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alak’tan yarattı (Alak Suresi – 1/2)
Sonuç olarak insanın ve Adem’in yaratılışında geçirdiği safhalar düşünüldüğünde yukarıda bildirilen ayetlerin hepsinin bir gerçekliği ifade ettiği ve kesinlikle aralarında bir çelişki olmadığı açıkça görülmektedir.