Hz. PEYGAMBER (sav)’in hata yaptığı hususlarda aynı şekilde hata yapacak ümmetine, bu hata karşısında nasıl hareket edeceğini göstermek. Nitekim, sehiv secdesi, Aleyhissalatu Vesselam’ın sehvi üzerine teşri olunmuştur.
namaz kılarken ümmetin kurtulamayacağı bu gibi unutmalar hakkında "hükümleri öğretme" kabilinden demektir.
﴾6-7﴿ Sana okutacağız ve ALLAH dilemedikçe unutmayacaksın. O, açık olanı da bilir, gizli olanı da.
﴾8﴿ Sana kolaylık ve huzurun yollarını açacağız.
Tefsir (Kur'an Yolu)
Hz. PEYGAMBER sav ilk dönemlerde kendisine gelen Kur’an vahyini ezberleme konusunda oldukça aceleci davranıyor, bir kelime veya harfi kaçırma korkusuyla Cebrâil vahyi henüz tamamlamadan tekrar etmeye çalışıyordu. Bu sebeple RESULULLAH’a Kur’an okurken acele etmemesini emreden ve onu unutmayacağı konusunda güvence veren Kıyâmet 75/16-19. âyetleriyle, “Sana Kur’an’ı okutacağız ve ALLAH dilemedikçe unutmayacaksın” meâlindeki bu sûrenin 6. âyeti inmiştir. Böylece bir taraftan Hz. PEYGAMBER sav bu davranışından vazgeçirilmiş oluyor, diğer taraftan da vahyin korunmasının güvenceye alındığı bildiriliyordu (Şevkânî, V, 494). Hz. PEYGAMBER’in sav unutmaktan korunmuş olması da ALLAH’ın kudretini gösteren delillerdendir. PEYGAMBERin sav şahsında gerçekleşen bu ilâhî mûcizenin sırrı, Kur’an’ı okuma ve ezberleme tarzında ümmetin hafızalarında sürekli olarak tecelli etmektedir. 7. âyette unutturmama garantisine, “Allah dilemedikçe...” şeklinde yapılmış bulunan istisnâ hususunda müfessirler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazıları bu istisnanın neshe delâlet ettiğini yani “ALLAH herhangi bir hükmü yürürlükten kaldırmak istediği zaman onu peygambere unutturur” mânasına geldiğini ifade ederler. Bazı âlimlere göre ise bu âyet –tıpkı “Gerçek şu ki, biz dilersek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız” (bk. İsrâ 17/86) meâlindeki vb. âyetlerde (meselâ bk. Hûd 11/107-108) olduğu gibi– peygamberin unutmasını ALLAH’ın hiç dilemediği, dolayısıyla onun da hiçbir zaman unutmadığı” anlamına gelir (bk. Şevkânî, V, 494; Elmalılı, VIII, 5760). Bize göre “Sizler ancak rabbinizin (bunu) dilemesi sayesinde dileyebilirsiniz” (İnsan 76/30) âyetinde olduğu gibi burada da bir ilâhî kanuna, bir ilkeye atıf yapılmaktadır. Kulunu yaratılış amacına uygun olarak şekillendiren ve donatan ALLAH’tır. O böyle yapmasaydı insan böyle olmazdı; düşünemez, konuşamaz, aklında tutamaz, unutamazdı. 6. âyete göre RESULULLAH sav , kendisine okutulanı (Kur’an’ı) asla unutmayacaktır; ancak bu, ALLAH istediği için böyledir; unutmasını isteseydi elbette unutacaktı.
Müfessirler, “Sana kolaylık ve huzurun yollarını açacağız” meâlindeki 8. âyeti de Hz. PEYGAMBER’in sav şahsına özgü olarak değerlendirip kolaylaştırmayı “ALLAH’ın onu, beşerî bir çaba göstermeden Kur’an’ı ezberlemeye, dinin kurallarını uygulamaya, kendisini cennete götürecek amelleri yapmaya muvaffak kılması” şeklinde yorumlamışlardır (Zemahşerî, IV, 243-244; Râzî, XXXI, 142-143). Şevkânî ise “din ve dünya işlerinden hangisine yönelirse o yolda muvaffak kılması” anlamında yorumlamıştır (bk. V, 494).
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:603-604
Bakara 106
ALLAH’ın sözlerinin değiştirilemeyeceğini belirten ayetlerde -vahyin sözleri değil-, “sünnetullah” denilen ALLAH’ın kadimden beri yürürlükte olan hükümleri, kanunları kastedilmiştir.
“ALLAH'ın sözlerinde asla bir değişme yoktur.” (Yunus, 10/64) mealindeki ayette de “değişmeyen sözler”den maksat vahiy sözleri değil, ALLAH hükmü, kanunu, prensibi demektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder