4 Aralık 2018 Salı

“Ateizmin, ensest çelişkisi …
Merve tarafından 06 Ocak 2014 tarihinde gönderildi

Ateist ve deistlerin islama saldırı konularından biri de, insanların çoğalması konusu… İnsanoğlunun, Adem as’ın farklı batından olan ikiz çocuklarının birbiri ile evlenerek çoğalmasının ensest bir ilişki olduğunu söylüyorlar…
1-) İslama bu sebeple inanmayan ateist ve deistler gene kendileriyle çelişiyorlar. Şöyle ki;
Kur’an ensenst ilişkiyi yasaklar… Ben, inancım gereği ensest günahtır diyebiliyorum…
Peki Ateist ve deistlerin, ensest ilişkiyi kötü olarak tanımlamalarının  temeli nedir?
Hiç “evrensel hukuk” kaideleri falan demeyin…
Bugün ateistlerin imrenerek anlattığı bazı ülkelerde (örneğin İsviçre) rüştünü tamamlamış kişilerin yaşadığı ensest ilişki yasak değildir…
Neden ensest ilişki, “hırsızlık etmeyeceksin, öldürmeyeceksin” gibi evrensel bir hukuk kaidesi haline dönüşe-me-miş ve ensets suç olmaktan çıkmış?
Hatta bazı Avrupa ülkeleri, bu ilişkilerin “evliliğe” dönüşmesine bile izin verir.
Ateist ve deistler size sormak istiyorum…
Bunu yasaklamayan ülkeler de, 18 yaşını geçmiş aile bireylerinin ilişki yaşamasına hangi delil ile karşı çıkacaksınız? Neye göre yasak, ya da bu yaptığınız kötü diyeceksiniz?
Bu fiilin, yapılmamasını nasıl sağlayacaksınız?
(Hatırlarsınız “Deist olmak mantıklı mıdır” yazımda da bu gerçeği anlatmaya çalışmış, hiçbir kitaba inanmayan biri “doğru” olanı nasıl belirleyecek diye sormuştum…  “Doğru” diye belirlediği davranış, gerçekten “doğru” mu? Delili ne? Cevaplayamadıkları bir soru …)
Belki  tıbbi deliller ileri süreceksiniz… Peki her daim bilimsel açıdan gelişmişliği ile öğündüğünüz bu ülkeler, bu tıbbi delillerden habersiz mi?
Neden buna rağmen yasaklamıyorlar?
Hani bu ülkelerde yaşayan insanlar en erdemli, en donanımlı, en bilgili insanlardı… ve en doğru şekilde hayatı yaşayan bu insanlardı… O zaman nasıl oluyor da enseste izin veriyorlar?
Lütfen cevap verin..
İslamı reddediyorsunuz da, yerine ne koyuyorsunuz?
Hiçbirşey…
Hatırlarsınız…
İslamiyette kurban kesilmesine karşı çıkanlara “ateist ve deistlerden de et yiyen var”  diye bir hatırlatma yapmış, buna karşılık  “bu onların kişisel tercihi” diyen ateistler olmuştu…
Şimdi de diyorum ki: “Ateist ve deistlerden ensest i suç olarak görMEyenler var…”
Tabi ki bu sefer kolaylıkla  “bu onların kişisel tercihi” diyemezsiniz… Çünkü benim bu yazıyı yazma nedenim, sizin ensesti “kabul edilemez” olarak görmeniz…
O zaman nasıl oluyor da,
-Ensest ilişkiyi  haram olarak tanımlayan İslamı değil de,
– Ensesti yasakla-ma-mış ateizm ve deizmi inanç olarak seçebiliyorsunuz?
Bu nasıl bir çelişki…
Gerçekten çok merak ediyorum…
Hem ensesti kabul edilemez görüp, hem de ensesti suç olarak gör-me-yenler ile ortak isim altında nasıl buluşabiliyorsunuz? (ateistim, deistim diyerek… )
Sosyal ağlar da (Facebook, twitter vs. ) ortak  sayfalarda buluştuğunuz, empati duyduğunuz, birlikte hareket ettiğiniz kişiler kimler, hiç düşündünüz mü?
İleride çocuklarınızın nasıl bir toplumda yaşamasını ve hangi bakış açısına sahip insanlarla bir arada olmasını düşlüyorsunuz?
Görüyorsunuz… Kuralsızlık, her şeyin insanın keyfine bırakılması sonucunda insanoğlu neyi yasaklayıp, neyi yasaklamayacağını bile belirleyemiyor… İsterse ulaştığı bilim seviyesi, onu mars’a ulaştırmış olsun…
ALLAH öğretmese ve peygamberleri ile bize bildirmese idi, biz ensest’i “çirkin bir davranış” olarak tanımlayamazdık…
Şu anda bir ateist veya deist bu ilişkiyi “kötü” olarak yorumluyorsa, bilmeli ki bu inancının temelinde “İslam ahlakı” var…
Şunu farkedin lütfen…
Sözünüzde samimi iseniz,  saldırmanız gereken “İslam” değil…
Bunu yasaklamayan inançlar…
“Gerçek şu ki, sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz ALLAH’adır, aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir. “Mümin suresi, 43

2. İnsanoğlu, Adem as’ın çocuklarının evlenmesi ile mi çoğaldı?
“Öncelikle şunu belirtelim. Yüce ALLAH, Kuran’da bu konularda ayrıntılı bilgi vermemiştir. Bu yüzden bu konuda yapacağımız her yorum tahmin olmaktan öteye geçemeyecektir. Geleneksel olarak iki kardeşten ürediğimiz izahı da bu tahminlerden biridir. Ancak ALLAH üremenin böyle olduğunu söylememiştir. Şimdi alternatiflerin bir kısmını sıralayalım. Birinci ihtimal Adem ile Havva’nın genlerinden başka iki birey daha yaratılmış,ve bunlar Adem ve Havva’nın öz evlatlarıyla birleşmiş olabilir. İkinci ihtimal Cinsel birleşme olmadan suni bir döllenme ile kardeşler yeni bireyler oluşturmuş olabilir. Üçüncü ihtimal bu kardeşlerin normal cinsel ilişkiye girmesidir ki, ALLAH onlar için bunu haram kılmamış ise burada yadırganacak birşey de yoktur. Unutulmamalıdır ki onlar ilk insanlardır ve ALLAH onlara bunu yasaklamamışsa bu onlara çok da garip gelmeyebilir. Ancak yine de şunu unutmamalıyız ki bu alternatifin gerçekleşmiş olması şart değildir. ALLAH 4. bir yol ile bambaşka bir yöntemle insanları üretmiş olabilir. Şurası kesindir ki bilimi ve dolayısıyle biyolojiyi Allah yaratmıştır ve O, kardeşlerin cinsel beraberliğine gerek kalmadan üremeyi sağlama kudretine de sahiptir. Doğrusunu ALLAH bilir. kurandakidin.com”
Dürüst olalım ve düşünelim… Eğer elmanın, ağaçta oluşmasını hiç görmemiş olsaydık, hatta ağacı da hiç görmemiş olsaydık , elimize bir elma verilse idi ve bu elmanın topraktan yaratıldığı bize söylense idi, gözümüzde elmanın oluşumunu canlandırabilir miydik?
Tohum ağaç olacak, hatta bu ağaç tek bir gövdeden değil de, gövdeden çıkan dallardan oluşacak, sonra o dallarda  çiçekler oluşacak, o çiçekler meyveye dönüşecek…
Hiç görmemiş olsaydık böyle bir oluşumu gözümüzde canlandıramazdık…
Muhtemelen bir tohumdan, ancak bir elma oluşabileceğini ya da elmanın  yerden biteceğini (karpuz gibi) düşünürdük…
Ve yanılırdık…
ALLAH Kur’an-ı Kerim de İnsanın topraktan yaratıldığını bildiriyor ve vücudumuzdaki elementler de bunu doğruluyor…
Ancak topraktan nasıl yaratıldığımızı gözümüzde canlandıramıyoruz ve anlayamıyoruz… Çünkü görmedik…
Tıpkı ultrason cihazı olmasaydı, anne karnında bebeğin oluşumunu anlayamayacağımız gibi…
O zaman şunun ayrımını çok net yapmamız lazım…
“insanoğlunun nasıl çoğaldığı” konusunda bizim söyleyeceklerimiz sadece “tahmin” olabilir…
Açıkçası insanoğlunun nasıl çoğaldığının benim için hiçbir zaman bir önemi olmadı…
Çünkü  yaratılanlara baktığımda ve RABBimin yaratmadaki kudretini gördükçe benim için bu tür soruların  bir önemi kalmıyor…
“Gökleri ve yeri yoktan var eden ALLAH’tır. O, bir işin olmasını dilerse, ona ancak ‘ol‘ der ve olur. “ (Bakara suresi, 117)
Akıl sahipleri için cevabı bu kadar basit…”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder